Size 2,7,5,3,8 sayılarından oluşan bir küme versem ve bu kümenin elemanlarını sıralamanızı istesem kaç saniyenizi alır? Çok basit değil mi? Peki bu problemi “nasıl” çözdüğünüzü düşündünüz mü hiç? Beyninizin size gösterdiği yol haritasını kâğıda döküp okumaya çalıştınız mı?
Aslında bu işlem öyle sistematik ilerler ki bu sistematiği ancak “beyninizin bunu nasıl yaptığını” merak ettiğinizde kavrayabilirsiniz. Bunu bilmeye ne gerek var diyeceksiniz, haklısınız da. Böyle basit ve küçük çaplı problemler için “beynimizin bu işlemi hangi adımları gerçekleştirerek yaptığını” bilmemize pek de gerek yok. Fakat hayatımız genelde karmaşık ve birbirini etkileyen problemlerle çevrili ve bu nedenle biz çözüm üretmek için adım adım ilerlemeye mecbur kalırız.
Beynimiz bunu her zaman yapar fakat bazen öyle hızlı çözüme ulaşır ki biz bu adımları fark etmeyiz bile. Probleme çözüm üretmede, bu adımları oluşturabilmek ve ilişkileri bilmektir önemli olan. Bu nedenle problemleri aşamalı olarak çözebilme ve bağlantıları kurabilme, eğitimin ilk dönemlerinde kazandırılması gereken önemli bir beceridir. İşte bu noktada kodlama eğitimi bu becerinin kazandırılmasında büyük rol oynamaktadır. Zira kodlamada temel nokta algoritmayı yani çözüm yolunu üretebilmektir. Bunu yapmak için de gerçek hayatta bu işlemi nasıl başardığınızı düşünüp, bunu aşamalı hale getirip, programlarsınız. Bu algoritmik yaklaşım çocukların analitik düşünmesini, probleme parçalı yaklaşımı ve parçalı çözümler arasındaki ilişkiyi keşfetme becerisinin gelişmesine büyük katkı sağlar. Bunu bizzat tecrübe etmiş biri olarak belirtmek isterim ki, kodlama eğitiminin küçük yaşlarda verilmesi, çocukların düşünce yapılarını fark edilir derecede etkileyebilir.
İngiltere’de kodlama eğitimi, 2013 yılında okul müfredatına girmiş ve 5-7, 7-11, 11-14 yaş gruplarına uygun olarak programlar hazırlanmış. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise ilkokuldan liseye kadar tüm okullarda müfredat dahilinde eğitim veriliyor. Dönemin başkanı Obama, kodlama eğitimi konusunda “Gelecek nesiller için ekonomik ve sosyal bir zorunluluktur.” diyerek konunun devlet nazarında da öneminin altını çizmiştir. Yine Steve Jobs da “Bu ülkedeki herkesin bilgisayar programlamayı öğrenmesi gerek; çünkü insana düşünmeyi öğretir.” diyerek olayın kodlama öğrenmekten fazlası olduğunu göstermiştir.
Kodlama eğitimi ile ilgili çalışmalar ülkemizde hem MEB ayağında hem de bu konuyu dert edinmiş T3 Vakfı gibi sosyal toplum kuruluşlarında ele alınmış ve çeşitli projeler hayata geçirilmiştir. Fakat bunun yerleşmesi her sistemde olduğu gibi biraz zaman alacaktır. Bununla birlikte internette küçük araştırmalar yaparak çocuklar için hazırlanmış çok kaliteli içerikleri bulmak da mümkündür. Ebeveynler için de yeni bir alan olduğundan, aile boyu öğrenme hem çocuklar hem de anne babalar için heyecanlı bir başlangıç olabilir. Zira öğrenmenin yaşı yoktur!
Yazar
Aycan ŞAHİN

