Sınırsız ve rengârenk iç dünyaları ile çocukların kendileri sanattır. Resim çizerken, şarkı söylerken, dans ederken, oyun kurarken her çocuk iç dünyasının imzasını atar. Henüz duygularla yeni karşılaşan ve duygularını sözlü olarak ifade etme yetisi gelişmemiş çocuğa duygularını farklı yollarla ifade etmesi için ortam hazırlanmalıdır. Çeşitli ifade biçimlerini tecrübe eden çocuk bu vesile ile kendini tanımaya başlayacaktır. Bu süreç sağlıklı ilerlediğinde kendini anlayan, tanıyan ve rahat ifade eden bir birey ortaya çıkmaktadır. “Peki bu süreçte sanatın yeri nedir?” sorusunu cevaplayalım.
Gelişim Sürecinde Sanatın Rolü
Sanatsal faaliyetler çocukların bilişsel, fiziksel ve sosyo-duygusal gelişimini desteklemektedir. Sanatla ilerleyen gelişim süreci somut ve soyut unsurların bulunduğu bir zincire benzetilebilir. Bir gelişimin sebebi, bir başka gelişimin sonucudur ve bu gelişim halkalarının her biri sağlam bir şekilde sabitlendiğinde ortaya çıkan zincir de bir o kadar sağlam olmaktadır. Bu zincirlerdeki somut ve soyut unsurlar çocuğun bulunduğu gelişim dönemine göre farklılık göstermektedir.
Sanatsal gelişim zincirlerine bir örnek vererek çocuk gelişimine etkisini görelim. Sanatın çocuk gelişiminde en bilinen etkisi onun olmazsa olmazı olan hayal gücü ve üretkenliği geliştirmesidir. Hayal gücünün en ileri düzeyde olduğu dönem çocukluk çağıdır ve sanat bunu ortaya çıkarmanın en etkili yoludur. Sanatsal faaliyet esnasında özgür ve rahat hisseden çocuk kendini olduğu gibi ifade etmekten çekinmeyecektir. İçinde anlamlandırmaya çalıştığı duygularını ve enerjisini dışa vurarak rahatladığını hisseden çocuk onu nelerin rahatlattığını keşfetmeye başlayacaktır. Bununla beraber hayal gücü ve iç dünyası ile ürettiği sanatı somut olarak gören çocuğun özgüveni ve öz saygısı artacak böylece toplum karşısında çekingen oluşunun önüne geçilecektir. Bu süreçte doğru rehberlik gelişimin sağlıklı biçimde ilerlemesi açısından önemlidir. Ve unutulmamalıdır ki sanatsal faaliyet tek sefer değil, devamlı olduğu takdirde bu sonuçlar alınmaktadır. Verdiğimiz bu örnek sanatın çocuk gelişimindeki rolünün çok ufak bir kısmını göstermektedir.
Çocuk için bir oyun olan sanat; paylaşım, empati, yardımlaşma gibi sosyo-psikolojik becerilerini de geliştirmektedir. Özellikle drama, dans, müzik gibi toplu yapılan sanatsal çalışmalar bu yönden destekleyici olup topluma uyum sağlamayı kolaylaştırmaktadır.
Sanat yalnızca çocuğun gelişimine destek ya da onun kendini ifade etme biçimi değil iç dünyasını okumak için de önemli bir anahtardır. Kişilik tespiti ve ruhsal bozuklukların tanınmasında kullanılmaktadır. Örneğin; çocukların maruz kaldıkları ilgisizlik, zorbalık, şiddet, taciz gibi olumsuz duygu ve davranışlar çoğunlukla yaptıkları resimler üzerinden anlaşılmaktadır. Hatta sanatın terapi sürecinde de etkili olduğu keşfedilerek Sanat Terapisi tekniği ortaya çıkarılmıştır. Gerek çocuklarda ve ergenlerde gerek yetişkinlerde kullanılan bu terapi yöntemi son yıllarda oldukça popülerdir.

Hayatın İçinde Sanat
Toplum olarak yaptığımız hatalardan biri de cocuğun hayatındaki sanatı yalnızca okul, kurs veya atölyelerle sınırlandırmak. Oysa sanat hayatın içinden olmalı. Çocuğun sanattan geleni kabul etmesi için onu ciddiye alması gerekmektedir. Hayata sanat olarak bakabilen çocuk, yaratılanın güzelliğini görür ve yaptığını en güzel şekilde güzel yapma bilinci ile büyür. Bunu sağlamanın ilk yolu anne babanın sanatı sevmesinden ve vakit ayırmasından geçer. Malcolm X’e atfedilen bir söz vardır: “En iyi nasihat iyi örnek olmaktır.” Anne babalar resim yapmak ya da bir müzik aleti çalmak zorunda değiller. Mimari eserler ve müzeler gezmek, ruha iyi gelen müzikler ya da Kur’an açıp dinlemek, doğa yürüyüşüne çıkarak etraftaki güzellikleri izlemek ve sesleri dinlemek, tiyatroya gitmek gibi çocuklarla yapılabilecek etkinlikler ile sanatı sevdirmek ve hayatın bir parçası haline getirmek mümkün.

Yurt dışında birçok müze ve sanat galerisinde çocukların da eğleneceği ve sanatın bir parçası haline geldikleri faaliyetler bulunmaktadır. Sanatçılarla buluşmalar, müzelerde resim yapmak ya da oynamak için alanlar, müze bahçelerinde oyun alanları, kitap okuma etkinlikleri ve çeşitli çocuk faaliyetleri, sanat galerilerinde resim yarışmaları gibi faaliyetler ile çocukların sanatla iç içe bulunması sağlanmaktadır. Son yıllarda T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı müze ve çocuk konusunda çalışmakta ve çeşitli faaliyetler yürütmektedir.
Yazar
Zeynep Nur Boyraz
Kaynakça
Abdullah Ayaydın, “Çocuk Gelişiminde Bir Oyun Olarak Sanat ve Resim”, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, C.10, S.37 (2011): 303-316
Konuyla İlgili Diğer Yazılarımız

