EĞİTİM

Geleceğin Teknolojisi, Geçmişin Mühendisi Cezeri

Bilim insanları uyarıyor! Uzmanlar oldukça endişeli bir yaklaşımla konuyu tartışıyorlar. Yakın bir gelecekte robotlar dünyamızı ele geçirebilir! Bu tür söylemleri hayli zamandır duyuyoruz. Ancak sadece son yıllarda değil yüzyıllar öncesinde de aynı konunun tartışılmış olabileceğini söylesek ne düşünürsünüz? Günümüzden tam 800 yıl önce de insansı robotların var olduğunu biliyor muydunuz? Sanatsal duruşları ve bulunduğu zamanın çok üstünde iç mekanizmalarıyla alanının en erken temsilcileri olan bu robotlar 1153 yılında doğan Cizreli (Şırnak) bir mühendis tarafından tasarlandı. Tam adıyla Ebu’l-‘Izz Isma’il b. Er-Rezzaz El-Cezeri, sibernetik, fizik, robotik vb. alanlarda dâhi kabul edilebilecek bir yaklaşım ile işlevliğinden oldukça söz ettirecek farklı türevlerdeki makinelere imza attı. Hakiki bir araştırmacı ve çalıştığı alanlar itibariyle günümüz literatürüne uygun haliyle su ve makine mühendisi olarak tanınan Cezeri’nin hayatı hakkında yeterince detaylı bilgi sahibi olamasak da ”Kitab-ı Hiyel” adlı eserinin girişinde kendisinden biraz söz etmiştir. Artuklular döneminde yaşamış ve gençlik yıllarında Diyarbakır’a göç ederek geriye kalan ömrünü orada devam ettirmiştir.

Cezeri’nin Ünlü Eseri

Cezeri, Kitâb fî Maʿrifeti’l-ḥiyeli’l-hendesiyye (el-Câmiʿ beyne’l-ʿilmi ve’l-ʿameli’n-nâfiʿ fî ṣınâʿati’l-ḥiyel) adlı meşhur eserini dönemin hükümdarı Emîr Nâsırüddin Mahmud’un isteğine binaen yazmıştır. Altı kısma ayrılan eseri, su ve kandil saatleri, kan alma için kullanılan kaplar, ziyafetlerde kullanılan kaplar ve mekanik yollarla hareket eden (otomatik) müzik aletleri vb. hakkında bilgi vermektedir. Benzer şekilde kitabında tanıttığı bazı otomatik makinelerin canlı örneklerini hükümdara sunarak bilim tarihinin robotik alanında bir ilki gerçekleştirmiştir diyebiliriz. Her makinenin yapısını renkli mürekkeplerle çizmiş ve nasıl çalışacağını oldukça iyi detaylar vererek anlatmıştır. Dahası Arap harflerini de kullanarak birtakım parçalara işaretlemeler yapmış ve yazdığı metinde de o noktalara işaret ederek aletin kolaylıkla anlaşılmasını sağlamıştır. Üstelik bazı nüshalardaki süslemeler ile sanat tarihçileri için de ilgi çekici bir eser haline gelmiştir.

Aletlerle ilgili genel açıklamalarının yanı sıra Cezeri, tasarladığı robot, makine ve diğer aletlerin imal sırasına uygun şekilde parçalarının montajlanmasını anlatmış ve çalışma sistemiyle de alakalı bilgi vererek şu anda bile aynı aletlerin çalışır düzeydeki tasarımlarını elde etmemizi sağlamıştır. Prof. Dr. Saadettin Ökten’in aktardığına göre, Cezeri’ nin eserinde bahsettiği su saatlerinden biri 1976’da Dünya İslâm Festivali için Londra Bilim Müzesi’nde, diğeri de 1/2 ölçeğinde İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yeniden yapılmış ve çalıştırılmıştır. Ayrıca Diyarbakır’da yaşadığı dönemde Ulu Camii’ndeki taş (güneş) saatin de Cezerî’ nin eseri olduğu bilinmektedir.

Geçmişten Günümüze Uzanan Eserler

Robot ve sibernetik ustası olarak bilinen Cezeri, kendinden önceki Heron, Archimedes, Beni Musa Kardeşler, Harezmi gibi bilim adamlarının devamı olarak bir mühendislik geleneğini sürdürdüğünü şu sözleriyle ifade etmiştir: “Benden çok evvel gelen âlimlerin kitaplarını ve onları takip edenlerin çalışmalarını gözden geçirdim. Nihayet nakillerden kurtuldum, başkalarının yaptıklarından sıyrıldım ve problemlere kendi gözümle bakabildim. Uygulamaya dönüştürülemeyen her teknik ilmin doğru ile yanlış arasında muallakta kaldığını gördüm.”

Ayrıca Belçikalı bilim tarihçisi George Sarton, önceki medeniyetlerde üzerinde çalışılmış bütün teknolojilerin geliştirilmiş modellerinin düzenli şekilde Cezeri’nin eserinde var olduğunu ifade etmektedir. Bilim dünyası içerisinde Musaoğulları’nın başlattığı bu alandaki çalışmalardan sonra Cezeri mühendislik geleneğini zirveye çıkarmıştır.  Tasarladığı robotların ana fikri esasen mizah olup bu makinelere bakan insanlardan hem bir şeyi gizlemiş hem de onu açık etmiştir. İçecek sunan, abdest aldıran çocuk robotları da bunların en iyi örnekleridir. Bununla birlikte kendisinin ürettiği su ve mum saatleri de zamanı ölçmek için şaheser niteliğinde aletlerdir. Ökten’in ifade ettiğine göre Cezeri’nin aletleri yer çekimi kuvvetiyle çalışır ve bu kuvvet düşürülen bir ağırlık, boşalan bir kaptaki şamandıra veya batan bir cisimle elde edilir.

Büyük çoğunluğu günümüz Avrupa mühendislik literatürüne giren makine parçaları üzerine yaptığı çalışmaların bazıları şunlardır: Konik vanalar, kapalı kum kutularında pirinç ve bakır döküm aletlerin kâğıttan maketlerinin yapılması, suyunu belli bir zaman aralığı ile boşaltan kaplar. Cezeri’nin “Filli Su Saati” de batan kap tekniğinin en gelişmiş versiyonunu üstünde taşır. Kültürel çeşitlilik birliğinin bir resmi sayılabilecek bu saatte, Yunanlıların (Arşimet) suyla ilgili prensipleri, Hint kökenli su saati düzeneği (gati), Hindistan fili, Mısır kökenli Zümrüdüanka, Arap figürleri ve Çin kültürüne ait ejder bir arada kullanılmıştır.

Dâhi bir mühendis olan Cezeri, kendinden önce benzer ilim dallarında çalışanların ortaya koydukları aletleri mükemmelleştirmeyi görev edinmiştir. Bu üstün görevde de oldukça başarılı olmuş olacak ki tasarladığı bazı makine parçalarına Giovanni de Dondi ve Leonardo da Vinci’nin eserlerinde rastlanabilmektedir.

 Yazar

Rananur ATEŞ

Kaynakça 

Yusuf Korkutata, Z. Fuat Toprak, El-Cezeri ile ilgili Yapılan Çalışmaların Değerlendirilmesi, Mühendislik Dergisi, C. 4, S. 1 (Nisan2013): 37-49.

TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul, 1993, C. 7, s. 505-506.

Cezeri’nin Robotlarından Ne Anlarız?


Yazarın Diğer Yazılarına Bakabilirsiniz

Online Sergi: Modern Bilimin Öncüleri

Bilim Tarihinde Modern Adım

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir