EĞİTİM

‘Masallarla Çocuk Eğitimi’ Kitabının İncelemesi

Bildiğimiz masal kitaplarının ötesinde bir kitapla tanıştırmak istiyorum sizi. Bu kitabı diğerlerinden farklı kılan içindeki masalların sadece çocuklar için değil aynı zamanda anne ve babalar için de yazılmış olması. 

Yazar Gerlinde Ortner, bir çocuk ve ergen psikoloğu olarak öykü ve masalları tedaviye yardımcı olması amacıyla terapilerinde başarıyla kullanmış bir terapist. Bu durum aslında kitabın, pedagojik sorunlara çözümler üretebilme noktasında bizzat ebeveynlere rehber olmasını sağlıyor. Bu sebepledir ki kitaptaki masalların biz okuyuculara ayna görevi üstleneceğini, problemlerimizle bizi nasıl yüzleştirdiğini ve çözüm için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini görme fırsatı bulacağız.

“Masallarla Çocuk Eğitimi” adıyla yayımlanan bu kitapta Ortner’in ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirmek ve gerilimsiz bir iletişimin kurulmasını teşvik etmek amacıyla birbirinden farklı 22 masal ve öykü kurgulamış olduğunu görüyoruz. Masallar, çocukların gelişimsel dönemlerine bağlı olarak ortaya çıkabilecek sorunlara yönelik farklı başlıklar altında okuyucuya sunuluyor. Çocuğun dağınık olması, çekingen davranışlar göstermesi veya okula gitmek istememesi bu farklı başlıklardan birkaçı. Yaşanılan bu ve buna benzer sorunların masallardan yardım alınarak çözümler geliştirme fikri, kitabı daha ilgi çekici ve interaktif hâle getiriyor.

Masalların eğlendirirken bir yandan da çocukların hayal gücünü ve yaratıcı düşünme yeteneğini geliştirmesini, öğrenmeye karşı olumlu tutum oluşturmasını isteriz. Aynı zamanda masalı dinleyen çocukların kendi yaşantısından izler bulmasını ve bu masalın kişilik gelişimine olumlu katkı sağlamasını bekleriz fakat tüm bunlar yalnızca masalın okunmasıyla elde edilemez. Bunun bilincinde olan yazar, her masalın sonunda yetişkinlere, çocukları ve onların sorunlarını nasıl ele alacaklarıyla ilgili pratik öneriler veriyor. Yazar, kitabında davranışların olası sebeplerini inceleyerek ebeveynlere ışık tutuyor. 

Elbette her masal kitabında olduğu gibi, bu kitapta da okuyucuyu sıra dışı olaylar bekliyor. Kimi zaman mucize sahibi kişilerin, kimi zaman da sıradan kahramanların başından geçenlere tanık oluyoruz. “Şövalye Oyunu Masalı”nda bir yandan söz dinlemeyen Petra ve yakın arkadaşının, kara şövalyelere dönüşüm macerasını okurken diğer yandan klakson burunlu palyaço, bizi derste bir türlü uslanmayan öğrencilerin sirk maceralarına götürüyor. 

Gelin sihirli sözcüklerin yer aldığı “Mühim Adamcık” masalına biraz daha yakından bakalım. Mühim Adamcık;  kitabın öğreticiliği nasıl ustaca masala dönüştürdüğünü gösteren güzel bir örnek. Masaldaki kahramanımız Willi, okulda bir öğrenciden duyduğu kelimenin tam olarak ne anlama geldiğini bilmese de önemli bir sözcük olduğuna karar verir. Aslında öğrendiği şey bir küfürdür. Ama ne zaman bu kelimeyi kullansa insanlar kendisiyle yakından ilgilenir. Hatta çoğu zaman onları sinirlendirir. Willi kelimelerin insanlar üzerindeki etkisini fark edince bu kelimelerin sihirli olduğuna inanmaya başlar. Bu yüzden canı ne zaman sıkılsa sihirli kelimeleri kullanır. Sihirli kelimeler artık onu önemli biri haline getirmiştir. Ta ki Mühim Adamcık karşısına çıkıncaya dek. Mühim Adamcık, kendisinin dünyadaki en önemli kişi olduğuna inanır ve bunu ispatlamak için de Willi ile bir yarışma düzenlemek ister. Bunun sonucunda ise olaylar gelişir.  Masalın sonunda Willi yarışmayı kazanamaz ama bu sayede sihirli kelimelere ihtiyacı olmadığını fark eder. 

Kurgulanan olay örgüsü, okuyucuya keyifli bir macera sunmakla kalmayıp sihirli kelimeleri olduğuna inanan çocukların, kendilerini masal kahramanıyla özdeşleştirmesini de sağlıyor. Bu durum, onları sorunları üzerinde düşünmeye ve davranışlarını değerlendirmeye teşvik ediyor. Bu sebeple kitapta verilen bilgiler ayrı bir önem kazanmaktadır. Yazarımız Ortner’in de bahsettiği gibi: “İlgi görmek kimsenin dikkate almadığı bir ‘hiç’ olmak, bir ceza olarak kabul edilir. Bu yüzden eleştiri, itiraz, uyarı gibi ilgi çekmenin olumsuz şekilleri de başarıya ulaşır, özellikle çocuk bunları olumlu ilgiden daha çok yaşıyorsa. Biliyorsunuz, geçerli prensip şudur: Olumsuz ilgi görmek hiç ilgi görmemekten iyidir!”

Son olarak hatırlatılması gereken husus; çocuklara masal okunması fayda sağlamak için tek başına yeterli bir faktör değildir. İyi bir masal anlatıcısı olunmalı ve özgün bir anlatım benimsenmelidir. Okuma sonrası çocuklarla yapılacak kısa konuşmalar da olay örgüsü ile kendileri arasında empati kurmalarına olanak sağlayacaktır. 

Kitapta her ne kadar ebeveynler için notlara yer verilse de bu eser, çocuklar ile yolu kesişen tüm yetişkinlere rehber niteliğindedir. 

Yazar 

Esranur YAVUZ

Kaynakça

 Gerlinde, Ortner. Masallarla Çocuk Eğitimi, 2 bs. İstanbul: Aura Kitapları, 2016.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir